Sokrates Hangi Görüşü Savunur

Sokrates hangi görüşü savunur adlı yazımızın derinliklerine girmeden önce Sokrates Kimdir ?, Sokrates ‘in Hayatı ve Sokrates ‘in Eserleri ile ilgili kapsamlı bir incelemeye çabası içerisine girerek Sokrates’in görüşlerini sizlere paylaşacağız.

Sokrates Hayatı

Sokrates, İ.Ö.470 Atina doğumludur. Babası Sofroniskus yontucu mesleğini icra eden bir zanaatkardır. Sokrates de gençliğinde ve ilerleyen yaşlarının bazı dönemlerinde babasının bu sanatıyla uğraşmıştır. 399 yılına gelindiğinde tanrılara inanmak ve gençliğin ahlakını bozmakla suçlanarak yargılanacak ve ölüm cezasına çarptırılacaktır. Kendisine verilen bu cezayı ise zehir içirtilerek yerine getirecektir.

Bu cezaya çarptırılmasında, kendisi Sofist olmamakla birlikte, onların yöntemlerini kullanmış olmasının da etkisinin büyük olduğu anlaşılmaktadır.

Sokrates Hakkında Bilgilerimizin Kaynağı

Sokrates, düşüncelerini kaleme almamış bir düşünürdür. Buna karşılık, daha sağlığında onu konu alan üç komedya yazılmış bulunuyor. Zaten bizlerin bugün onun hakkında edindiğimiz birçok bilginin kaynağı da buraya dayanmaktadır.

Bunlardan, Sofistler üzerinde durulurken değinilen Aristophanes‘in Bulutlar‘ı günümüze kadar ulaşabilen nadidedir. Ölümünden sonra, Platon, Ksenofhanes ve Aiskhines de onu yapıtlarına konu edineceklerdir. Aiskhines‘in dialoglarından yalnızca birkaç sayfasına karşılık Platon‘un ve Ksenofanes‘in yapıtları elimizde bulunuyor.

Ancak, onlarla Sokrates arasında kırk yılı aşkın bir yaş aralığı vardır. Önce bu denle onun düşüncelerini ne kerte sağlıklı aktarabildikleri şüphe ve tartışma konusudur. Üstelik Platon, kendi görüş ve düşüncelerini de Sokrates‘in ağzından açıklamış bulunuyor. Bu yüzden de, Platon‘un dialoglarında Sokrates konuştuğunda hangi sözlerin kimin düşüncelerini yansıttığı sorunu ile karşılaşır.

Platon ve Ksenofanes‘in birleştikleri noktaların Sokrates’in düşünceleri olarak değerlendirilmesi bu sorunun tek çözüm yolu olarak karşımızda durmaktadır. Lakin bu bakış açısı da yeterince çözüm getirmemektedir. Çünkü, Ksenofhenes‘in yazdıklarının genellikle başkalarından duyduklarına ya da okuduklarına dayandığı, Platon ile birleştiği noktalarda ise büyük bir olasılıkla onu izlemiş olduğundandır.

Burada ki asıl önemli nokta, ikisinin de Sokrates’i değişik anlatmış bulunmalarıdır. Ksenofhanes‘in Sokrates’i toplumsal değerlere bağlı yalın bir ahlakçı; Platon‘un Sokrates’i ise, bir metafizikçidir. Kaldı ki Ksenofanes, onun siyasal düşünceleri üzerinde durmuş da değil. Öte yandan, Aristophanes‘in Sokrates ile alay etmek, onu gülünç duruma düşürmek amacı ile Bulutlar‘ı yazdığı göz önüne getirilince, ondan da Sokrates’in düşüncelerini öğrenmek olanağı bulunmadığı kendiliğinden anlaşılır.

Tüm bunlara karşılık, Platon‘un Sokrates’in Savunması’nın Sokrates’in düşüncelerini yansıttığına kuşkusuz gözüyle bakılmaktadır. Çünkü, bu metin Sokrates’in yargılanıp öldürülmesinden kısa bir süre sonra yazılmıştır ve bu nedenle de onu tanıyanlarca okunmuş, üzerinde konuşulmuş olmalıdır. Kaldı ki, onu yargılayan yargıçlar da yaşıyorlardı.

Bu durumda Platon‘un olup bitenleri, konuşanları gerçeğe aykırı bir biçimde yansıtmamış olduğundan kuşku duyulmuyor.

Sokrates Devlet Yönetiminde Neyi Savunur

Sokrates’in Sokrates’in Savunması‘nda yer alan ve konumuzu ilgilendiren düşüncelerine gelince; önce Protagoras‘da çok açık bir biçimde dile getirdiği devlet yönetiminin bir uzmanlık işi olduğu görüşünü onun burada da, ama daha belirsiz olarak açıkladığı görülür.

Protagoras‘a karşı Sokrates, yapı işlerinin mimarlarca, gemilerin gemi yapımcılarınca yapıldığı gibi devletin de uzmanlarca yönetilmesi gerektiğini söylemiştir. Ama, orada belirttiğine göre, gerçekte dülgerler, demirciler, kunduracılar, denizciler, halktan olanlar, kısacası herkes devlet yönetimine karışmaktaydı. Buna başka ve yüksek konuları da bildiklerini sandıklarını öne sürmektedir.

Temelinde Sokrates’in bu görüşü demokrasiye yönelen bir eleştiri niteliğindedir.

Aristoteles‘e göre bu konuda Sokrates’in görüşü kamu görevlilerinin kura ile seçilmemesi gerektiği, çünkü bunun koşuya katılan yarışmacıların yeteneklerine göre değil de kura ile kazandırılmaları anlamına geldiği, ya da bir geminin tayfaları içinden dümenciliğe işi bilenin değil, fakat rastgele kura ile seçilecek olanın getirilmesine benzediği biçimindedir.

Bundan başka, Kriton‘da Sokrates’in devlet görüşünü de açıklamış bulunuyor: İnsan, devletin kölesidir! Bu nedenle de, insan devlet ile eşit haklara sahip olamazdı. Devlet, yurttaşa kötülük de etse ona karşı direnemezdi, direnmemeliydi. Devlet, yurttaşların haksız yere dövülmelerini, zincire vurulmalarını buyurabilirdi. Yurttaşın görevi, devletin ” Öl ! ” dediği yerde ölmekti.

Sokrates için devletin buyruklarına koşulsuz boyun eğilmeliydi.

Sokrates Hakkında Son Söz

Konuyla dolaylı bilgi sahibi olanlar Sokrates’in adını saygı ve övgüyle anarlar ama onlara hangi düşünceleri öne sürmüştü diye soracak olsanız büyük bir olasılıkla yanıt alamazsınız.

Çünkü, gerçekte onun önemi, yargılanırken ve ölürken gösterdiği yiğitçe davranıştan kaynaklanmaktadır. Yoksa, siyasal açıdan gerek Savunma’da ve gerekse Kriton’da belirttiği görüşler, ”Sokrates” adının uyandırdığı çağrışımla hiç de doğru orantılı değildir.

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir