Siyasal Düşünceler Tarihine Bir Bakış.

GİRİŞ

Yazımızın ilk bölümü olan Siyasal Düşünceler Nedir? adlı yazımızda siyasal düşünceden ne anlamamız gerektiği ve hangi sınıfsal temelde hareket edilerek oluşturulduğuna değinilmiştir. Bu bölümün temel amacı; Bizlerin günlük hayatta ve akademik yaşamda duymuş olduğumuz siyasal düşünce kavramının ne anlama geldiğini anlamamızı sağlamasıdır. İlk bölümün ardından gelen ve başlığımızı oluşturmamızda bize en büyük yardımı sağlamış olan son bölümde bugüne kadar ele alınan Siyasal Düşünceler Tarihinin hangi bakış açısı ile ele alındığına değineceğiz. Özellikle bu ele alınıştaki temel yaklaşıma eleştirel bir bakış açısı ile değinilerek yazımızı bitireceğiz.

Sizlere Keyifli Okumalar Diliyorum.

Siyasal Düşünceler Nedir ?

Siyaset kuramları veyahut Siyasal düşünceler, en başta siyasal iktidar ve sonra da bu çerçevedeki siyasal yaşam ile ilgili düşüncelerdir. Siyasal iktidar ise, belli bir ülkede yaşayan bir toplumda, yönetim işlevini yerine getiren üstün güçtür. Düşüncenin siyasal iktidar ile ilgili olması; siyasal iktidarın etkilenmek istenmesi, ya da bu olgunun ve siyasal yaşamın açıklanmasının amaçlanması olarak başlıca iki biçimde görülür. Birincisi; açıktan açığa siyasal neden ve kaygılarla öne sürülmüş olan düşüncelerdir. Ortak amaçları, siyasal iktidarın yönlendirilmesidir. Bu yönlendirme de düşüncelerin öne sürenlerin yapı ve eğilimlerine göre değişiklik gösterir.

Yönetenler açısından amaç, iktidarın varlığının sürdürmesi, giderek günün daha da arttırılması iken; yönetilenler açsından, siyasal iktidarın sınırlandırılması, daha çok hak ve özgürlükler elde edilmesi ve çoğu durumda da iktidarın ele geçirilmesidir. Gerçekten de siyasal neden ve kaygıya dayanan her düşünce, bu biçimlerden biri kapsamında ileri sürülür. Kuşkusuz, bu gibi düşüncelerin içinde geliştiği sosyoekonomik ve siyasal ortam, ‘’biçim’ ’in ‘’içerik’ ’ini belirleyecektir. Öte yandan, siyasal iktidarın kökeni, amacı, işlevi, devlet-toplum-birey ilişkisi vb. konuların bilimsel açıdan ele alınması durumunda görünürde siyasal bir neden ve kaygıya bağlı olmaksızın bu olgunun açıklanması söz konusudur.

 Yukarıda değindiğimiz konuların yansıra siyasal düşünceler, yalnızca siyasal düşünürlerce öne sürülmüş düşünceler değildir. Çünkü bu gibi düşünürlerce ortaya atılmamış olan ve yine siyasal iktidar ile ilgili düşünceler vardır. Bu tür siyasal düşünceler günümüzde de bulunmaktadır. Devlet kurumunun gelişiminin ilk aşamalarında daha belirgin ve kapsamlıdır. Özellikle de kendini dinsel düşünce biçiminde gösterir. Bunun en belirgin örneği, hükümdarın tanrının yeryüzündeki elçisi ya da oğlu olduğu vb. inançlardır. Burada ilk ağızda bir dinsel inanç söz konusudur ama bu inancın özü doğrudan doğruya siyasaldır.

Avrupa Merkeziyetçi Bir Bakış Açısıyla Siyasal Düşünceler

Bu konu ile ele alınmış çoğu çalışma Yunan düşünürleri ile başlamaktadır. Bunun temelde iki sebebi bulunmaktadır. Birincisi, Yunan Düşüncesinde otorite sayılan sayın Ernest Barker’ın ”Siyasal Düşünce Yunanlılarla başlar” sözüdür. İkincisi ise J.B.Bury’nin ”Fikir ve Söz Hürriyeti” adlı yapıtında geçen ” bu kitapta bahislerin çerçevesini yalnız Garp medeniyeti teşkil edecektir. Bahse Yunan aleminden başlayacağız” Bu iki otorite sayılan düşünürden de görüleceği gibi bu alan Garp toplumlarına kapılarını tamamen kapatmış durumdadır. Bu bakış açısının özü Yunan medeniyetinin göklerden aldığı bilgi ile birden aydınlanarak insanlığın bugünkü düşüncelerini oluşturmuşlardır.!

Teori bizlere bugün bunu apaçık bir biçimde söylemektedir. Siyasal Düşünce alanında Avrupa Merkezci yapı Garp’ı yok saymaktadır. Garp toplumları ise Avrupa’nın aydınlanmasında üstün bir tavırla ve böbürlenerek kendilerinden etkilendiğini savunmaktadır. Benim şahsi fikrim şudur ki; Bilgi enternasyonal bir karakter taşımaktadır. Bu sebepten bir toplumun düşünsel yapısı başka toplumlar tarafından etkilenmesi gayet mantıklı ve olasıdır. Burada asıl olan etkileyenin tarihine methiyeler düzerek bugünü görmeyişidir. Bunun yanında etkilenenin ise bir toplumun düşünsel tarihini gücüne dayanarak yok saymayı bir kenara bırakılmasıdır.

KAYNAKÇA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir