Radikal Feminizm Nedir Kısaca ve Temsilcileri

Radikal Feminizm Nedir Kısaca

Radikal Feminizm ideolojisi sınırları belirlenmesi oldukça zor bir ideolojik kavramdır. Ancak, diğer politik ideolojilerin şemsiyesi altında barınamayan ve onlardan bağımsız hareket eden bir feminist anlayış olarak söylenebiliriz. Bu özelliği itibariyle de diğer feminist ideolojilerinden daha politik bir konum taşıdığını belirtmekte fayda vardır. Çünkü radikal feminist kadın diğer tüm ideolojilerin içerisinde öyle veya böyle bir konum taşımışlardır, lakin kendilerini bu politikaların içerisinde var edememişlerdir. Radikal feminizm nedir kısaca; sol siyasetten ümidini kesmiş feministler olarak özetleyebiliriz.

Radikal Feminizm Kavramı

Simone de Beuvoir “The Second Sex” adlı eseriyle radikal feminizmin ortaya çıkmasına öncü olmuştur. Radikal feminizm Eva Figes, Germaine Greer gibi ilk feministler tarafından teorize edilmişlerdir.

Radikal Feminizmin amacı insanlar arasında cinsiyete dayalı olmayan bir dünya yaratma girişimidir. Radikal olarak anılmaları da toplumsal yerleşmiş olguları ortadan kaldırma girişimi ve köklü değişimler talep etmelerinden dolayıdır. Toplumun cinsiyete dayalı ayrıcalıklı yapısını kabul etmedikleri ve erkek egemen kültüre entegre olmak istememeleri sebebi ile radikal olarak nitelendirilirler. Radikal feministlerin köklü değişik olarak nitelendirdiklerinin başında aile yapısı yatmaktadır. Kreps, kadının maruz kaldığı toplumsal baskının bir kurumu olarak aileyi nitelemektedir.

Radikal Feminizm Görüşleri

Kadın, tarih boyu birçok zulüm ve ayrımcılık ile yüz yüze kalmıştır. Bu durumlarından kurtulmak adına tarih boyunca diğer birçok ideolojik zemine sırtlarını dayamışlardır. Lakin hiçbir ideoloji kadının bu toplumsal konumunu çözmek için ayrı bir caba sarf etmediğinden ve teorik açıdan görmezden gelinen bir sorun teşkil ettiğinden bu sorunları çözmek için Radikal Feminist Bonnie Kreps giriş niteliği taşıyan birçok çözüm önermiştir.

Öncelikle kadın özgürlüğü meselesi kolektif olarak ele alınmalıdır. Din, Irk ve Sınıf ayırt etmeksizin tüm kadınların özgürlüğü hedef alınmalıdır. Amaç kadınların üstlerine dayatılan toplumsal konumlarından kaçmak isteyen kadınların bu özgürlüklerinden faydalanmasını sağlamak olmalıdır. Kadınlar için tam bağımsız bir ekonomik özgürlük sağlanmalı, çünkü diğer tüm özgürlükler bu biçimde güvence altına alınabilmektedir. Kadın hala devam eden kısmi veya tam zamanlı kölelikten azat edilmelidir. Kendi bedeni ile ilgili tüm kararlar kadında olmalıdır. En önemlisi de kadınlar sadece kadın olarak değil insan olarak kendilerini gerçekleştirmeli ve gerçekleştirmeleri için cesaretlendirilmelidir.

Radikal Feminizmin Temel Savları

Radikal feminizme göre toplumda ki en büyük çatışma cinsiyete dayalı çatışmadır. Çünkü kadının ezilmesinin kaynağı cinsiyetin toplumsal olarak kurumsallaşmasıdır. Ortaya konulan bu durumun ataerkil toplum yapısının bir sonucu olduğunu vurgulamaktadırlar.

Ataerkil sistem denildiği zaman sadece kadının emeğinin sömürülmesi değil aynı zamanda cinselliğin, bedenin ve doğurganlığında sömürülmesidir. Bu sistemde korunan erkek çıkarlıdır. Çünkü kadının bedenini ve doğurganlığını sömüren erkek egemen toplum mevcut hukukta da karşılığını oluşturmuştur. Mülkiyetin babadan oğula geçmesi gibi konular yukarıda ki savımızı destekleyici niteliktedir.

Radikal Feministler Marksist Feministler gibi kadının toplumsal konumu emek piyasasında ki eşitsizlikte aramamışlardır. Onların emek piyasası içerisinde kadının cinsel saldırılara maruz kaldığını ve böylelikle işten ayrılmak durumunda kaldığı gibi konulara ağırlık vermişlerdir.

Radikal Feminizm ve Aile

Radikal Feminist Firostone ”Cinselliğin Diyalektiği” adlı kitabında ile hakkında şunları söylemiştir;

”Aile” kavramı tarihte ilk kez Romalılarca anne, çocuk ve tutsaklardan oluşan ve başlarında bir başkanın oluşan toplumsal birimi nitelendirmek amacıyla kullanmışlardır. Roma yasalarına göre ailenin başkanı ailenin üyeleri üzerinde yaşam ve ölüm hakkını ellerinde tutar.

Kitapta aile üyelerinin içerisinde başkandan hariç herkesin başkana tabi olması ve onun koruma gücüne bağlılığından çokça söz edilmiştir. Bu bağlılık beraberinde özgürlüklerin ellerinden alınmasıyla sonuçlanmıştır. Mantık gereği bağımlılığın olduğu yerde özgürlük maalesef ki barınamaz.

Firestone Beauvoir, Firostone’nin bağımlılık ilişkisini daha ileri götürerek daha radikal bir boyuta taşımıştır.

Beauvoir, cinsler arası sınıflaşmaya yani bir kesimin diğer kesim üzerinde ki hakimiyetine bağımlılığın değil üremenin yol açtığını ortaya atmıştır. Çünkü ona göre biyolojik aile eşit olmayan bir güç ilişkisini kendi içerisinde barındırmaktadır. Doğumun kontrol teknoloji bulunana kadar kadın sadece üreme ilişkisi içerisinde bir üretim aracı konumunda olmuştur. Bunun yanında insan yavrusunun büyüyüp gelişmesi uzun yıllar aldığı için bu kadının erkeğe bağımlılığını arttırıcı bir nitelik taşımaktadır. Kadın insan yavrusunu büyütmek için ev içerisinde uzun zaman geçirdiğinden bu ev işlerinin şekillenmesinde de en büyük etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

Cinsel sınıfların ortadan kalka bilmesi için kadının başkaldırması ve üreme araçlarındaki denetimleri kendi ellerine almaları gerekmektedir. Kadınlar hem kendi bedenlerindeki söz haklarını ellerine almalı hem de çocuk doğumu ve çocukların gelişmesiyle ilgili toplumsal kurumların tümünü ele geçirmelidirler.

Radikal Feminizm Temsilcileri

  • Germaine Greer
  • Eva Figes
  • Simone de Beuvoir
  • Bonnie Kreps
  • Shulamith Firestone
  • Kate Millett
  • Ann Oakley
  • Anne Koedt
  • Monique Wittig

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir