Protagoras İnsan Her Şeyin Ölçüsüdür

Abdera’lı olan ve İ.Ö.482 – 411 yılları arasında yaşamış olan Protagoras, Sofizm’in öncülerindendir. Atina’da uzun süre kalmış. Perikles ve Euripides’in dostu olmuş. Dinsizlikle suçlanması üzerine Sicilya’ya giderken yolda boğularak ölmüştür.

Protagoras Diyaloğu

Platon’un Protagoras adlı dialoğunda Protagoras kendisini şöyle tanıtır:

”… başkalarının erdemli yetişmelerine herkesten çok yardımım dokunacağını, onun için de istediğim ücreti hak ettiğimi sanıyorum, hatta öğrencilerime bakılırsa, daha çoğuna da layıkmışım. Zaten ücretimi şöyle alırım; dersler bitti mi öğrenci, kendisinden istediğim ücreti kabul ederse hemen verir, kabul etmezse bir tapınakta Tanrıyı şahit göstererek dersime ne biçerse onu verir.”

Protagoras Erdem Görüşü

Protagoras ‘a göre erdemli olmak ya da olmamak insanın doğuştan var olan bir özelliği değil; insanlar, eğitimle erdeme, doğruluğa erişebilirler. Platon, onun bu konuda şu görüşleri öne sürdüğünü belirtiyor:

”… Erdem ne tabiatın ne de talihin eseridir, öğretilir veya emekle elde edilir bir şeydir… Tabiatın yahut talihin eseri olarak kusurlu doğan kimselere, insanlar öfkelenmeyi, öğüt, ders veya ona ceza vermeyi akıllarına getirmezler; onlara sadece acırlar. Mesela çirkin, ufak tefek , cılız bir adama kötü gözle bakacak bir kimse deli değil de nedir? Herkes bilir ki güzellik çirkinlik gibi şeyler tabiatın vergisidir ve kendisi tarafından belirlenemez, talihin eseridir.”

'' Bütün şeylerin ölçüsü insandır, var olanların var olmalarının ve var olmayanların var olmamalarının. ''

”… kötülükler bulunursa, işte o zaman insanda hem öfkelenmek, ceza vermek, öğüt vermek duyguları ayaklanır… erdem emekle çalışmayla elde edilir bir şeydir… hiç kimse suçluyu kötülük etti diye, bir canavar gibi körü körüne cezalandırmaz, çünkü olan olmuştur; ama geleceği düşünür, suçlu bir daha yapmasın, başkasına da ibret olsun diye cezalandırır. Cezanın amacı, gerçekten suçu önlemekse erdem öğretilir bir şey demektir.”

Erdem ve Devlet Arasındaki İlişki

Gerçekte, erdemin öğrenilir-öğretilir olmasını öne sürerken Protagoras ‘ın bir başka amacı vardı. Çünkü, ona göre, insanlar başlangıçta, daha devlet biçiminde örgütlenmeden dağınık yaşıyorlardı. Bu yüzden de vahşi hayvanların saldırıları karşısında çoğu zaman yaşamlarını yitiriyorlardı. Gerçi zaman zaman birleşerek topluca yaşayıp kentler kurarak bu tehlikeden uzaklaşmak istiyorlardı ama devlet yönetimi sanatını bilmediklerinden bu kez de birbirleri ile çatışıyorlar ve yine dağılıyorlardı.

İşte, bunun üzerine Zeus insan türü tükenmesin diye insanlara edep ve doğruluğu vermişti. Demek ki herkeste doğruluk duygusu vardı, herkes erdemden bir pay almıştı. Çünkü devletler ancak böyle var olabilirlerdi.

Şu duruma göre, Protagoras, erdemin öğretilerek geliştirilmesiyle devlet yönetiminin, başka bir deyişle de ”Politika” nın öğretilebileceğini savunmuş bulunuyor.

Protagoras İnsan Herşeyin Ölçüsüdür

Protagoras’ın değişik yorumlara konu olan ve siyasal düşünce alanında önemli sonuçlar doğuran bir görüşü de, Platın’un Theaitetos adlı diyaloğunda Sokrates’e açıklattırdığı, ”… her şeyin ölçüsü insandır, var olan şeylerin varlıklarının, var olmayan şeylerin yokluklarının ölçüsüdür … şeyler, bana nasıl görünüyorsa öyle, sana nasıl görünüyorsa öyledir…” biçimindeki düşüncesidir.

Daha sonra Latince’de ”homo-mensura” (insan – ölçü) deyimi ile anlatımını bulacak olan bu ”insan her şeyin ölçüsüdür” yargısı; gerek Protagoras’ı izleyen çoğu Sofistler’ce, gerekse sonraki dönemlerin kimi düşünürlerince, gerçeğin kişiden kişiye değiştiği, nesnel gerçek olmadığı biçiminde ve dolayısı ile aşırı bir bireycilik olarak anlaşılacaktır.

'' Eğer bir şeyi başarabilecek durumda değilseniz, kaçak bir köle gibi yaşamak, sonunda da yakalanmak aptalcadır.''

Buna karşılık, kimileri de onun bu yargısının ”insan” kavramı temel alınarak düşünülmesi gerektiğini, söz konusu olanın tek tek bireyler değil, fakat tüm insanların ortak değerlendirmesi olduğunu öne süreceklerdir. Bu ikinci yorum giderek ” insan her şeyin ölçüsüdür ” anlatımını hümanist düşüncenin formülü olarak görmeğe başlayacaktır.

Sofistler’in düşünceleri değerlendirilirken bu konu üzerinde durulacağı için şu kadarını belirtmekle yetineyim ki, Protagoras’ın toplumsal ve siyasal düzenden yana bir düşünür olması, ” insan her şeyin ölçüsüdür ” sözünün siyasal açıdan düzensizlik ( anarşi ) anlamına gelecek biçimde anlaşılmasına engeldir.

Antik Yunan felsefesi ile ilgili daha detaylı bir bilgi almak istiyorsanız Antik Yunan Felsefesi başlıklı kategorimizi ziyaret etmenizi öneririz.

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir