Hinduizm İlahi Bilgi

Hinduizm Kavramı

Persli istilacılar kuzey-batı Hindistan’a geldikleri zaman Sindu nehri civarına yerleştiler. Sindu nehri civarında yaşayan Aryan Riş’lerin (Aziz) torunlarıyla karşılaştılar. Farscada ”S” harfi yerine ”H” harfi kullanıldığı için ”Sindu” terimi yerine ”Hindu” terimini kullanmışlardır. Böylelikle ”Sindu” nehri kıyılarında yaşan bu halk ”Hindu” olarak anılmaya başlamıştır. Yaşadıkları yere Hindistan ve inandıkları dine ise Hinduizm denildi.

Hint Siyasal Düşüncesini ve Hint toplum düşüncesini tam anlamıyla kavrayabilmek için muhakkak Hinduizm’in tam anlamıyla kavranması bir zorundalıkdır.

Hint Felsefesi

Tanrı: Monoteizm

Hinduizm, bilinen tanrıların büyük bir çoğunu kabul eder lakin tek tanrı inancını içerisinde barındırır. Hinduizm için tek bir tanrı vardır; diğer tanrılar tek tanrının bir açıklaması olarak kabul görür. Brahma, Vişnu ve Şiva şeklinde Hinduizm’de üçleme vardır. Bu üçleme yaratma, koruma ve yok etme gibi büyük özellikler baş Tanrının üç açıklaması olarak kabul edilir. Hinduizm’in monoteizmi diğer monoteist inançlar gibi diğer tanrıları yadsımaz, onları bir tanrının açıklaması olarak kabul eder.

Hinduların tanrısı da diğer birçok monoteist tanrı karakteri ile örtüşmektedir. Hinduların tanrıları; her zaman her yerdedir, her şeye gücü yetendir, çok merhametlidir. Ruhu ise tüm evreni kapsamaktadır. O tüm şekillerin ve sıfatların ötesindedir.

Sanatana Darma

Hinduizm sanatana darma” ilkesini kabul eder. Bu ilkeye göre din, ezeli ve ebedidir. Çünkü tek ezeli ve ebedi olan tanrıdır. Bu inanç sistemine göre insan ruhu tanrısaldır. Böylelikle tüm evren Yüce Ruhun örüntüsü ile donatılmıştır. İnsan ruhunun tanrısal olması bakımından Tanrı her insanın içindedir. Lakin insanın cehaletinden dolayı farklı farklı dinlere inanmaktadırlar.

Sanata Darma veyahut Hinduizm mutlak bir doğmaya inanmaz, lakin o ruhi açılma sebebiyle Tanrı bilincine ulaşmaya inanır.

Hinduizm ‘de Ruh İnancı

Hinduizm, kişiyi kör ve dogmatik bir ön kabule dayanan bir inancı zorla kabul ettirmeye kalkmaz. Bunun tam tersi kişiyi özgür düşünce ve hiçbir akli meşguliyet altında kalmadan sorgulayabileceği duruma teşvik eder. Vedanta dini günümüz modern bilim gibi hiçbir dogmayı kabul etmez. Bu bakımdan bir ” Ruh Bilimi ” de denilebilir. Vedanta dini kişiyi bir kitap veyahut bir kişinin otoritesine inanmak için baskı yapmaz, bunun yanında kişiye aklını ve tecrübesinden faydalanarak sorgulama yapması için bolca teşvik eder.

Vedanta Felsefesi, Jivatmas denilen bireysel ruhların birden fazla olduğuna inanır. Böylelikle onları Yüce Ruhtan ayırır. Upaşidler, ruhu iki biçime ayırmaktadır. Bunlardan ilki görünüşteki ruh, ikincisi ise gerçek ruhtur. Gerçek ruh, dünyaya bağlı değildir. Onun bir şekli yoktur. Ruhlar alemine aittir. Sevinç ve acıyı hissetmez. Oysa ki gerçek ruh dünyaya aittir. Onun şekli vardır. Fiillerimizden etkilenir, böylelikle acıyı ve mutluluğu hisseder. Görünüşteki ruh ile gerçek ruh birleşir ise birey kederlerinden ve kendisine olan köleliğinden kurtulur.

Hinduizm, Jiva’nın gerçekliğini kabul eder. Ruhun ölümden sonra tekrardan bedenleşeceğini ve bunun karma doktrin sayesinde gerçekleşeceğini savunur. İnsan ruhu yaşamında birçok ölüm ve doğum dairesinden geçmektedir. Vedalara göre insan ruhunun mevcut hayatta çekmiş olduğu sıkıntılar önceki hayatında yaptığı fiillere dayanmaktadır.

Hinduizm Kutsal Kitabı

Hinduizm dinlerin atası konumundadır. Bu manada yaşayan en eski dindir. Günümüzün büyük dinlerin aksine hiçbir peygamber tarafından kurulmamıştır. Hinduizm’in kaynakları yazılı olan kutsal metinleridir. Hinduizm’in kaynakları temelde beş başlık altında toplanmaktadır:

  1. Şruti, kelime bağlamı bakımından işitilen demektir. Büyük bilginler geçmişte gerçek bilgiyi işitmişlerdir. Bilginler işittikleri gerçek bilgilerin ve tecrübelerin insanlığın faydası için yazıya geçirmişlerdir.
  2. Smiriti, kelime bağlamı bakımından hatırlanan demektir. Şrutiye göre daha az öneme sahip ve ikincil bir kaynaktır. Smiriti vedaların öğretileri üzerine kaleme alınmış metinlerdir. Böylelikle Smiriti metinleri, inananın günlük yaşamını, aile bağlarını, davranışlarını ve topluma yol gösteren kanunların bulunduğu metinlerdir.
  3. İtihasalar, Ramayana ve Mahabarata adlı destanlardır. Başka bir değişle ”destan” demek olan bu kaynaklar, içerisinde günlük hayatta ibret alınacak hikayeleri barındırır.
  4. Puranalar, itihasalar ile aynı kategoriyi paylaşmaktadırlar. Bu metinleri Vedalar, dini halk arasında bilinirliğini arttırma amacıyla kaleme almışlardır. En popüler olanlar; Bhagavata ve Vishnu Purana‘dır.
  5. Agamalar, ibadetin nasıl yerine getirileceğini anlatan risale ve el kitaplarıdır.

Hinduizm Felsefe Sistemi

Hint filozoflar Vaisheshika, Nyaya, Sankhya, Yoga, Mimamsa ve Vedanta adlarında altı tane felsefi sistem geliştirmişlerdir:

  1. Vaisheshika felsefe sistemi evrenin kökeninin atomların ve moleküllerin bir taplamından oluştuğunu söyler. Atam ve moleküllerin tanrı tarafından yaratılmadığını aksine tanrı gibi ezeli ve ebedi olduğunu söyler. Ancak, atomları molekülleri bir araya getiren ve bu bir araya geldiğinde oluşan gücün tanrıdan geldiğini söyler.
  2. Nyaya felsefesi, tabiatın gerçek bilgisinin, ruh ve tanrının, ve nihai özgürlüğü konu alan bir felsefi sistemdir.
  3. Kapila tarafından oluşturulan Sankhya felsefesi, self ve not-self’in veya sonsuz enerjinin akılcı düşüncesini kapsamaktadır. Kapila, bir yaratıcının varlgını reddetmişti. Lakin sonsuz ve ebedi bir varlık olan bireysel ruhun varlığını kabul etmiştir.
  4. Patanjali’nin Yoga felsefesi, insanın psikolojik ve zihinsel gelişimini konu alır. Bu felsefi sistem, gaybdan haber almayı, telepati ile iletişim kurmayı ve tanrının bilincine ulaşmayı amaçlar.
  5. Parva-Mimamsa, Vedaların çeşitli ritüellerini inceleyen, emir ve yasakları ortaya koyan, Jaimini felsefesinin Ortodoks okuludur.
  6. Vedanta felsefi sistemi, bugün Hindistan’da en popüler felsefi sistemdir. Vedaların ve Upanişadların çalışmalarını inceler.

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir