Fernand Pelloutier Kimdir

Tam adı Fernand -Leonce-Emile Pelloutier olan sendikalizm önderlerinden ve eylem adamı 1 Ekim 1867’de dünyaya gelmiştir. 1833-1886 arasında Saint-Nazaire’daki kolejde okumuş. 1880 yılında onun ölümüne neden olacak verem hastalığına yakalanmıştır.

Fernand Pelloutier Hayatı

İlk yazısını daha on sekiz yaşındayken yayınlamıştır.

1889’da Guest Republican dergisini çıkartmış, La Democratie de I’Gouest’in yönetimini üstlenmiş, arkasından birkaç arkadaşıyla birlikte Fransız İşçi Partisi’nin Saint-Nazaire’in bir bölümü olarak L’Emancipation kurmuştur.

3 Eylül 1892de Federation des Travailleurs socialistes de I’Ouest’in (Batı Sosyalist İşçiler Federasyonu- Broussist Parti) düzenlediği Bourses du Travail (İş Odaları) kongresine Nantes ve Saint-Nazaire delegesi. Bu kongrede genel grev kararı alınması istenecek lakin bu karar geri çevrilecektir.

1894 başlarında Bourse du Travail’a üye olmuş, aynı yılın Eylül’ünde Nantesda yapılan ulusalişçi kongresine katılmıştır. 1895 yılında Bourses du Travail sekreteri olarak görev almış, Temmuz 1895 Nimes Kongresi’nde Bourses du Travail Federasyonu delegesi olmuştur.

1896’da Saint-Nazaire’de gördüğü baskılar sebebi ile Paris’e sığınmıştır.

Böylesine toğun bir yaşam ve aynı zamanda düşüncelerini yaymak için kaleme aldığı yazı ve kitapları için verdiği uğraş, hastalığının artmasına neden olacak, özellikle 1899’da dinlenmek zorunda bırakılacaktır. Üstelik, para sıkıntısı da çekmekte ve yoksulluk içinde olduğundan ona Ticaret Bakanlığı Çalışma Dairesi’nde denetmen olarak işe başlayacaktır. Görevi Daire’nin istatistiklerine dayanan raporlar düzenlemek olan küçük bir iş sağlanarak maddi sıkıntısı azaltılmıştır. Bu görevi alması üzerine ciddi eleştiriler hatta fiziki saldırılara varan olaylar meydana gelmiştir.

13 Mart 1901’de daha otuz yaşında Fernand Felloutier yaşamını yitirmiştir.

Fernand Pelloutier Eserleri

  • Democratie de I’ Ouest (Batı Demokrasisi)
  • La Greve generale (Genel Grev ) (1893)
  • Qu’est-ce que la greve generale? (Genel Grev Nedir?)
  • Methode pour la creation et le fonctionnement des Bourses du Travail (İş Olanaklarının Yaratılması ve İşlevleri için Metod) (1895)
  • L’Art Revolte (Ayaklanma Sanatı) (1896)
  • Anarşistlere Mektup (1900)
  • La Vie Ouvriere en France (Fransa’da İşçi Yaşamı) (1900)

Fernand Felloutier Görüşleri

Devrim Hakkında Görüşleri

Pelloutier, Genel Grev Nedir’ de bu eylemle ulaşım sisteminin felç olacağını, elektriğin kesileceğini, kentlerin hiçbir gereksiniminin sağlanamayacağını belirtiyor. Ona göre; grevcilerin her biri kendi mahallesinde kalarak ilk önce küçük dükkan ve fırınlara, daha sonra daha büyük işletmelere el konulacaktır. Büyük sanayi kuruluşlarına ise ancak zaferden sonra el konulacaktır. Her mahallede, her sokakta, her binada bu yapılacağı için genel grev hem her yerde olan ve hem de hiçbir yerde olmayan bir devrimdir. Bu nedenle de, ne devrimcilerin hükümeti ve ne de proleterya diktatörlüğü söz konusu olmayacaktır. Bu aynı zamanda bir direniş merkezinin de olmaması demektir. Olan, herkesin özgür birliğidir.

Fernand Pelloutier Kendisini Tanımlıyor

Anarşistlere Mektup’ta kendi konumunu belirtirken özel mülkiyetin kaldırılması gerektiğine inandığı; atheist, efendisiz, vatansız olduğunu, despotizmin ve diktatörlüğün, bu arada proleterya diktatörlüğünün de amansız düşmanı bulunduğunu belirtiyor.

Fernand Pelloutier İşçi Odaları Kavramı

1 Mayıs nedeniyle yayınladığı 1 Mayıs 1896 günlü Manifesto’da ise şu görüşleri belirtmiştir: Toplumsal kötülükler göz önüne alındığında kurumların sorumluluğu, insanlarınkinden daha büyüktür. Çünkü, kurumlar, önceki kuşakların yanılgılarını saklarlar ve biriktirirler; böylece de insanların bu hapishanede tutsak olmalarını sağlarlar. İş Odaları, toplumsal organizmayı oluşturan, ayakta tutan ve güçlendiren her şeye savaş açmıştır.

Proleteryanın çektikleri ve acıları bilinmekle birlikte, burjuvazinin yerini alacak bir işçi devleti savunulamaz. Yapılması gereken emekçilerin tüm gereksinmelerini karşılamaktır. İş Odaları, özel mülkiyetin ve onun neden olduğu acının, açlığın ve sefaletin sona erdilmesinde sosyalistlerle görüş birliği içerisindedir.

İş Odaları, proleteryanın ilk ağızda durumunu biraz olsun düzeltecek istemlerini paylaşmaktadır. Çalışma saatlerinin azaltılmasını, asgeri ücret uygulanmasını, sömürüye karı direnme hakkına saygı gösterilmesini; ekmek, barınma, eğitim, temiz su gibi yaşam için vazgeçilmez şeylerin sağlanmasını istemektedir.

İş Odaları’nın üyeleri, bugüne değin emekçileri içine sürüklendikleri işsiz kalmak ve yaşlılığımda ne olacağım kaygısından haklarını Kapital’den koparıp alarak kurtulacaklardır. Ne var ki, bu önlemlerin hiçbirinin, paranın gücüne son verilmedikçe, toplumsal sorunu çözemeyeceği bilinmektedir.

Bu nedenle işçiler İş Odaları’nda kitlesel olarak birleşmeli ve güçlerini ortaya koymalıdırlar. O zaman kapitalin, yoksulluğun, sınıfların ve nefretin ortadan kalkacağı gün uzak olmayacak, toplumsal devrim gerçeklemiş olacaktır.

Fernand Pelloutier Siyasal Düşünceler Tarihi Açısından Önemi

Pelloutier, bir düşünür olmaktan çok eylem adamı. İşçi sınıfının örgütleerek haklarını koruyabilmesi için de çok şey yapmış. 1895’de Fransa’da kurulmuş olan sendikaların büyük çoğunluğunun Confederation Generale du Travail (Genel İş Konfederasyonu) adı altında toplanmasında öncü olmuştur. Ama aynı zamanda, örgütlenmenin düşünsel temelini atmak için büyük çaba sarf etmiştir

Fernand Pelloutier, anarşizme inanmış biri. Ne ki, proleterya diktatörlüğü düşüncesini bu nedenle hiçbir zaman benimsememiş olmakla birlikte, içinde bulunan aşamada elde edilebilecek işçi hakları için savaşım vermekten de hiçbir zaman geri durmadığını görmekteyiz. Ayrıca, sosyalist ve komünistlerle de işbirliğinden kaçınmış değil. Öte yandan, işçi sınıfının ”disiplin” içinde örgütlenmesi düşüncesini göz önüne alırsak anarşizmin bu açılardan genel çizgisinden ayrıldığını görürüz.

Schapiro’nun sözleriyle, ”Sendikalizmin bir kurucu aranmak gerekirse, bunun, İş Odalarının yaratıcı dehası olan Fernand Pelloutier olduğu görülür. Eski bir anarşist olan Pelloutier, sosyalizme karşıt olarak sendikalizmi ihtilalci bir felsefe şeklinde ortaya atmıştır.

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir