Egemenlik Nedir

Egemenlik Tanımı

Egemenlik kavramı, J. Bodin ile sıkı bir ilişki içerisindedir. Bu vurguyu yazının ilerleyen bölümlerinde de mecburen vurgulamak durumunda kalacağız.

J.Bodin Egemenlik Tanımı

J. Bodin Egemenlik tanımı;

“Egemenlik, Romalıların majestatem olarak adlandırdıkları bir devletin mutlak ve sürekli gücüdür….Yani en üstün emretme gücüdür.”

Bodin’in yapmış olduğu bu tanımlama modern devletin daha yeni oluşmaya başlamış olan ilkelerinden en önemlisini oluşturmaktadır.

Egemenlik Ne Demek

Egemenlik Kavramı, J. Bodin ile özdeşleşmiş bir kavramdır. Hatta kimi düşünürler egemenlik kavramını Bodin ile başlatmaktadır. Burada ki başlatmadan kasıt kavramın doğuşu ile ilgili değil, egemenlik kavramının hukuksal bir boyuta taşımasını nitelendirmek için kullanılmıştır. Bodin ”egemenlik” tanımlamasıyla birlikte modern devletin temellerini de atmıştır. Bu bağlamda modern devlet ile egemenlik kavramı iç içe geçmiş ve birbirini tamamlayıcı niteliktedir.

J. Bodin kurmuş olduğu sistemin temeline egemenlik anlayışını koymuştur. Bodin’in Egemenlik anlayışı ” devlete ait bir yetki ve siyasetin önkoşullarından birisi” olarak nitelendirmektedir. Bodin’in yaşadığı dönemde devlet yönetiminin dayanakları tartışma götüren bir konudur. Bodin ise devlet yönetiminde ki gücün kaynağını hukukta arar. Ona göre, gücün kaynağı hukuk yapmak ve yapılı olan hukuku kaldırmaktır. Böylelikle kısmi olarak egemenlik kavramının özelliğinden biri ortaya çıkmıştır.

Bodin, egemenlik tanımı yaparken egemenliğin sürekli bir olgu olduğunun altını çizmiştir. J.Bodin bu tanımlamasının ardından ona gelen sorular üzerine neden sürekliliği vurguladığını açıklamıştır.;

“(Egemenliği) sürekli olarak tanımladım çünkü mutlak güç bir kişiye ya da bir gruba belli bir süre için verilmiş olabilir fakat bu süre dolunca bu kişiler tekrar uyruk olurlar. Bu nedenle, yetkiyi kullandıkları zaman zarfında bile tam anlamıyla egemen yöneticiler olarak değil, egemen yöneticinin vekili ya da temsilcisi olarak kabul edilirler…”

Ona göre, egemenlik herhangi bir yetki ve zaman ile sınırlandırılamaz. Süreklidir ve kesintiye uğrayamaz. J.Bodin süreklilik ilkesine vurgu yaptıktan sonra diğer ilkeleri de açıklar; ”mutlaktır”, ”süreklidir” ve ”bölünemez”.

Egemenlik Ölçütü Nedir

  1. Mutlaktır
  2. Süreklidir
  3. Bölünemez ve Devredilemez

Egemenlik Mutlaktır

Bodin egemenlik anlayışı ve egemenliğe yüklediği anlam şu biçimdedir; “bir astın, bir eşitin ya da bir üstün rızası olmaksızın… toplu olarak ya da tek tek herkesin hukukunu belirleme yetkisi” olmasıdır”

Bodin egemenliğin mutlaklığını Tanrısal düzeyde örneklendirir. Ona göre nasıl Tanrı evreni düzenlemek adına mutlak bir güce ve yetkiye sahipse, Egemen Prenste bu derecede mutlak bir güce sahiptir. Bodin bu benzetmeyi daha ileri götürerek; Egemen Prense küçültücü ve aşağılayıcı bir üslupla yaklaşmak Bodin’e göre, Tanrıyı küçümsemek anlamına gelmektedir.

Bu bağlamda egemenlik anlayışını ”yetkide”, ” işlevde” ve ”sürede” kısıtlamak mantıksız ve tehlikeli bir oyundur. Egemen, bütün düzenin mutlak ve üstün kaynağıdır. Nasıl Tanrı evrenin mutlak gücünü temsil ediyorsa, Egemen Prenste kendi ülkesinin Tanrısı olarak algılanmalıdır.

J.Bodin’in düşünsel bağlamında mutlaklığı özetlemek gerekirse; Tanrı ile özdeştir. Tanrının herhangi bir işlevi bir süre ve kısıtlılığı kapsamıyorsa, Egemen Prenste herhangi bir mutlaklık ilkesinden bağımsız değildir. Egemen Prens kendi ülkesinin Tanrısıdır.

Egemenlik Süreklidir

J. Bodin egemenlik ile ilgili yaptığı tanımda egemenliğin sadece en üstün ve mutlak olmasıyla değil aynı zamanda sürekli oluşunu da vurgulamıştır. Egemenliğin sürekliliğinden kastedilen belirli bir zaman ile sınırlandırmamış olmasıdır. Egemenliğin sınırlandırılması hem mantıksız hem de tehlikeli bir oyundur. Çünkü egemenliği elde eden prens belirli bir süre sonra bu egemenliğin elinden gideceğini bildiği için mutlak bir egemenlikten söz etmek mümkün değildir. Bu egemenlik tekrar egemen sağlayıcılar tarafından sağlanana kadar geçerli bir egemenlik olacaktır. Bu sebepten dolayı Prens sadece egemenliğin temsilcisi konumundadır.

Bodin bu süreklilik ilkesini ortaya koyarken Prens ile devletin gündelik işlerini ayırmaktadır. Devletin gündelik işlerini yürütülürken ortaya konulan kriter sürekliliğin olmayışıdır. Çünkü devletin gündelik işleri sürekli bir egemenlik ile yürütülemez kısıtlanmış egemenlik ise egemenlik sadece yetkidir. Elinde egemenliği kısıtlı bir biçimde tutan kişi Prens değil sadece bir yöneticidir.

Özetlemek gerekirse egemenliğin kısıtlılığı bir yetkidir. Egemenliği kısa bir süre için elinde tutan kişide sadece yöneticidir. Oysa Devlet yönetimi, mutlak ve sürekli bir Egemenliği zorunlu kılar.

Egemenlik Devredilemez ve Bölünemez

Bodin’e göre mutlak ve sürekli olan egemenlik bölünemez ve devredilemezdir. Bölünememe ve Devredilememe ilkesi aslında mutlak ve sürekli oluşunun mantıksal bir devamı niteliğindedir. Bodin’e göre, istenildiği zaman elinden alınan veyahut başkasına devredilen olgu egemenlik değil ”yetki”dir.

Bodin, egemenliğin bölünemez oluşuna vurgu yaparken parlamento gibi devlet yönetiminin parçaları olan kurumların Prensin egemenliğine bir sakıncasının olmadığını vurgulamaktadır. Lakin parlamentonun Prensin otoritesi altında kalması gerektiğini de vurgulamaktadır. Ona göre Prensin akli sağlığı ve diğer sağlık problemleri olmaksızın mutlak egemenliğin Prenste olması gerektiğini vurgular. Bu bağlamsal süreç içerisinde, mutlak bir otoritenin ve mutlak bir yetkinin gerçek emaresinin genel olarak buyruklarının hepsine, kimsenin rızasını almaksızın yasa yapma hakkında saklıdır.

Egemenlik anlayışına kökten karşı çıkan anarşizm ideolojisi hakkında bilgi almak istiyorsanız. Anarşizm kategorimizde ilginizi çekecek onlarca içeriğin olduğunu belirtmekten mutluluk duyarım.

Egemenlik Özellikleri

  • Yasa yapmak ve yazılı olan yasaları kaldırma yetisi
  • Süreklidir
  • Mutlaktır
  • Bölünemez
  • Rıza ile gerçekleşmez

Egemenlik Konulu Kitaplar

  • Yahya Kazım Zabunoglu – Bir Hukuk ve Siyasal Bilim Problemi Olarak Devlet Kudretinin Sınırlandırılması
  • Oktay Uygun – Üniter ve Federal Devlet Açısından Egemenliğin Bölünmezliği İlkesi
  • Talip Türcan – Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri
  • David Thomson – Siyasi Düşünce Tarihi
  • Mümtaz Soysal – Değişen Egemenlik ve Meşruluk
  • Manfred G. Schmıdt – Demokrasi Kuramına Giriş
  • Murat Sarıca – 100 Soruda Siyasi Düşünce Tarihi
  • Kenneth Mınogue – Siyaset ve Despotizm
  • Niccola Machıavelli – Hükümdar
  • Munci Kapani – Politika Bilimine Giriş

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir